Hamilelik ve Ağız Sağlığı


Portrait of the young pregnant woman

Hamilelik kadınların bebeklerini sağlıklı olarak kucaklarına alabilmek adına kendi sağlıklarına çok daha fazla önem verdiği özel bir periyottur.  Anne adayları değişen östrojen ve progesteron seviyeleri neticesinde vücutlarının pek çok yerinde farklılıklarla karşılaşırlar. Ağız sağlığı da genel sağlığın bir parçasıdır ve hamilelikteki bu değişimlerden önemli derecede etkilenir. Bu nedenle gebelik planlayan kadınlar diş hekimi muayenesinden geçmelidir. Atılacak en doğru adım hamilelik öncesinde 9 ay oyunca sorun çıkarma riski olan dişlerin tedavilerinin yapılmasıdır. Çünkü ağızdaki enfeksiyon odağı erken doğum ve düşük doğum ağırlığına neden olarak hem anneyi hem bebeği etkileyebilir. Örneğin çevre doku iltihabına neden olan 20 yaş dişleri alınmalı, çürükler doldurulmalı, diş taşları temizlenmeli,  ağızda enfeksiyon odağına sebep olabilecek unsur bırakılmamalıdır. Bunun devamında doğru beslenme ile beraber yeterli ağız bakımı neticesinde hamilelikte önemli bir sorunla karşılaşılmaz. Beslenme, anne adayı kadar bebeğin de diş gelişimi üzerinde etkin rol oynar. Anne adayı A,C,D vitaminleri ile fosfor ve kalsiyumdan zengin besinleri tüketmelidir. Şunu da belirtmek gerekir ki bebeğin ihtiyacı olan kalsiyum yaygın inanışın aksine annenin dişlerinden değil öncelikle aldığı besinlerden sağlanır.

Hamilelikte artan progesteron hormonun seviyesinin sonucu olarak özellikle 2. ve 8. aylar arasında diş eti iltihabına rastlanabilmektedir. Ağızda mevcut olan dental plak iltihabı şiddetlendirir. Bu nedenle ağız hijyeni eksiksiz olarak sağlanmalıdır. Oluşan diş taşı varsa hekim tarafından temizlenmelidir. Diş eti iltihabına ek olarak gebeliğin 3-4. ayında başlayıp gebelik sonun kadar devam eden özelikle ön dişlerde çilek görünümünde oluşan gebelik tümürüne rastlanabilir. Genelde doğumdan sonra kaybolur. Kaybolmuyorsa da basit bir cerrahi işlemle alınabilir.

Tüm önlemlere rağmen anne adayı hamilelikte dişlerinde sorun yaşarsa tedavi yaptıracağı en doğru zaman 3-6 ay arasıdır. İlk 3 ay içinde çıkan problemler mümkünse ertelenir, değilse jinekologu ile iletişim halinde acil müdahaleleri yapılabilir. Her ne kadar diş hekimliğinde röntgen için verilen radyasyon miktarı çok az ise de gerekmedikçe röntgen çektirmekten kaçınmalıdır. Gerekiyorsa da kurşun önlük giyilerek önlem alınmalıdır.

Özet olarak anne adayı, hamilelik öncesinden başlayarak yaptığı diş hekimi ziyaretleri, etkin yaptığı ağız bakımı ve doğru beslenme sayesinde hamilelik dönemini sorunsuzca atlatacaktır.


Ramazan Ayında Ağız Kokusu


Ramazan Ağız Kokusu

Ramazan ayında pek çok kişi açlık ve susuzluğa bağlı olarak ağız-nefes kokusu, ağızda kötü tat problemleri yaşamaktadır. Ağız ve diş sağlığına gösterilecek biraz özenle rahatsız edici bu durumdan kurtulmak mümkün.

Ağız kokusu toplumda sıkça görülen ve insanların sosyo-psikolojik durumunu ciddi ölçüde etkileyen bir rahatsızlıktır. Altında pek çok sebep yatmakla beraber şeker hastalığı, sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlar, böbrek ve karaciğer yetmezlikleri, diş ve dişeti rahatsızlıkları, açlık başlıca etkenlerdir.

Açlık Kokuyu Tetikliyor

Özellikle Ramazan ayında pek çok kişi açlık ve susuzluğa bağlı olarak ağız ve nefes kokusu, ağızda kötü tat sıkıntısı çekmektedir. Bunun sebebi açlığa bağlı vücutta oluşan biyokimyasal tepkimelerin yan ürünleri, iyi temizlenemeyen diş ve ağız yüzeylerinde biriken bakteriler, susuzluğa bağlı ağız kuruluğudur. Normal tükürük salgısı ağız ve diş dokusunu hem yıkama görevi görür hem de koruyucu rol oynar.

Azalması ile beraber bireylerde ağız enfeksiyonuna yatkınlık ve koku ortaya çıkar. Dolayısıyla oruç dışı saatlerde bol miktarda su ve sıvı tüketilmelidir.  Ramazanda artan şeker tüketimi sebebiyle daha çok ağız içinde bakteri ürer. İşte bu nedenlerden dolayı ağız bakımına ekstra dikkat edilerek dişlerin yanı sıra dilin sırtı ve arkası, yanağın iç yüzeyleri temizlenmeli, fırçanın yanında diş ipi ve ara yüz fırçaları ile temizlik desteklenmelidir. Tüm bunlara ek olarak antiseptik solüsyonlar da önerilir.


LAMİNATE VENER RESTORASYONLAR: KOMPOZİT / SERAMİK


Woman teeth

Çeşitli nedenlere bağlı oluşan diş renkleşmelerinde, kısmen rotasyonlu dişlerin düzeltilmesinde,ön dişlerdeki diastemaların kapatılmasında, dişlerden minimal aşındırma yapılarak dişlerin ön yüzeyine uygulanan restorasyonlara laminatevenerrestorasyon adı verilir.Kompozit veya seramik esaslılaminate uygulamaları yapılır.

Kompozitlaminatelerin tercih edilmesinin başlıca nedenleri, dişten çok az veya hiç aşındırma yapılmadan uygulanabilmeleridir. Buna bağlı olarak anesteziye gerek yoktur. Süt dişlerinde, sürmesini tamamlamamış daimi dişlerde, hastanın dişlerinin aşındırılmadan uygulama yapılmasını istediği durumlarda, hastanın zamanının kısıtlı olduğu, 1 seansta tedavinin bitirilmesi gerektiği durumlardakompozitlaminaterestorasyon uygulaması yapılmaktadır. Kompozitlaminaterestorasyonlarda malzemenin zamanla su emmesine bağlı olarak renk değişikliğinin oluşması tam seramik laminatevenerlere göre dezavantajıdır.

Seramik laminateler diğer restorasyonlara oranla daha üstün estetik özelliklere sahiptir. Seramiğin ışığı geçirme özelliğinden dolayı yapılan restorasyon doğal dişlerle uyumlu haldedir. Seramikte renk değişikliği gerçekleşmez. Dişin yüzeyinden az miktarda aşındırma yapılması gerekmektedir. Dikkatli ve titiz bir laboratuvar çalışması gerektirir. Estetik beklentinin en üst seviyede olduğu durumlarda, tutuculuk için yeterli miktarda mine dokusu varlığında, blumnia gibi hastalıklara, alınan gıdalarabağlı olarak dişlerin ön yüzeylerinde aşınmaların olduğu durumlarda, hastanın laboratuvar aşamalarını tolere edebilecek kadar zamanı olduğunda başarıyla uygulanan restorasyonlardır. Diş sıkan bireylerde, pipo ya da kalem ısırma gibi alışkanlıkları olan bireylerde, ileri periodontalharabiyeti olan dişlerde, var olan diş rotasyonlarınınrestoratif yöntemlerle düzeltilemeyeceği durumlarda, ortodontiktedavi gereksinimi olan olgularda, aşırı madde kaybı olan dişlerde, süt dişlerinde ve sürmesi tamamlanmamış daimi dişlerde seramik laminatevener uygulaması yapılmamaktadır.

TAM SERAMİK RESTORASYONLAR: ZİRKONYA ALT YAPILI/TAM SERAMİK (EMPRESS)

Zirkonyaalt yapılı sabit protezler yüksek dayanıklılık, kırılma direnci, insan vücuduna dost yapısı(biyouyumluluk) ve metal seramik restorasyonlardan daha estetik sonuçlar elde edilmesi gibi avantajlara sahip restorasyon çeşitleridir. Metal seramik restorasyonlardaki metale bağlı olarak yaşanabilecek korozyon, alerji gibi etkiler bu tip protezlerde oluşmaz. Ön ve arka bölgede tek diş ve 3-4 dişi kapsayan sabit protezlerin yapımında zirkonyaalt yapılı köprüler rahatlıkla tercih edilir. Derin kapanışı olan bireylerde, dayanak dişlerin boylarının çok kısa olduğu durumlarda, diş sıkan bireylerde, kanatlı köprü tasarlandığında, destek dişlerin peridontal desteği yetersiz ise kullanılmazlar.

Tam seramik(Empress) esaslısistemler yeterli ışık geçirgenliğine, doğal dişe en yakın özelliklere sahip restorasyonlar yapmamıza olanak sağlayan sistemlerdir. Çürümüş, aşınmış ve kırılmış dişlerde, estetiğin önemli olduğu ve kapanış için yeterli mesafenin olduğu olgularda başarıyla uygulanabilen protezlerdir. Zirkonya esaslı seramiklere oranla kırılmaya daha az dirençli olduklarından ön bölge tek diş restorasyonlarında tercih edilirler; arka bölgede çiğneme kuvvetlerine maruz kalan dişlerde uygulama risklidir. Diş sıkma, pipo kullanımı veya kalem ısırma gibi alışkanlıkları olan bireylerde, karşıt çeneyle mesafenin az olduğu durumlarda, örtülü kapanışın bulunduğu olgularda kullanılmazlar.


Diş Hastanesi Dentopia Ağız ve Sağlığı Merkezi


Diş Hastanesi Dentopia Ağız ve Sağlığı Merkezi

Ağız ve diş eti hastalıkları ülkemizde ve dünyada önemli sağlık sorunları arasında yer almakta hayatı tehdit etmediği için gereken önem verilmemektedir. Diş hastanesi önemli bir konu olmakla beraber hastane seçimi yapılırken bazı noktalara dikkat edilmesi önemlidir. Muayene ortamının hijyeni, personellerin deneyimi ve birçok konu bakımından diş hastanesi seçimi büyük önem taşımaktadır. Ancak ağız ve diş sağlığına verilen önem birçok hastalığın habercisi olduğu bilinci arttıkça kişilerin ağız diş sağlığı merkezlerini ve diş hastaneleri bulunabilirlik oranında artmıştır.

Ağız ve Diş Sağlığında Diş hastanelerinin önemi büyüktür. Tüm uzmanlık alanlarında deneyimli ve uzman kadro ile hizmet vermekte olan Dentopia Diş Hastanesi modern ve gelişmiş teknolojiye sahip ekipmanları sayesinde tüm tedavi hizmetleri sunabilmektedir.

Dentopia Diş Hastanesi sahip olduğu gelişmiş görüntüleme sistemleri ile kısa sürede tedavi planlarını hazırlayarak tedavinize başlar. İyi bir ön tanı, tedavi planı ile sağlığınıza daha erken kavuşmanızı sağlar.

Dentopia Diş Hastanesi yine çocuklarımızın ağız ve diş sağlığının korunması ve tedavi edilmesi konusun dada gerekli tüm donanıma sahiptir. Çocuklarda diş fobisi diş hekimi fobisi ya da diş hastanesi fobisi oluşturmama amacıyla çocuk tedavi katı hazırlanmıştır. Tamamen oyun alanı olarak tasarlanan çocuk tedavi katı , çocukların eğlenerek pedagoji eğitimi almış çocuk diş hekimleri tarafından diş tedavilerinin yapılmasını sağlamaktadır.

Dentopia Diş Hastanesi olarak yılda 2 kez ağız ve diş sağlığınıza yönelik periyodik kontrollerinizi yaptırmamızın önemini hatırlatırız. 365 gün, 7/24 saat aralıksız diş hekimliğine yönelik tüm tedavi hizmetlerini tam donanımlı diş hastanemizi ziyaretinizi bekler, sağlıklı günler dileriz.

diş hastanesi

diş hastanesi


Çocuk Diş Sağlığı İçin Yapılması Gerekenler


Çocuk Diş Sağlığı İçin Yapılması Gerekenler

 Çocuğumun dişlerinin çürümemesi için diş fırçalamaktan başka yapabileceğimiz bir şey var mı?

Çocukları diş çürüğünden korumanın en temel yolu diş fırçalama ve diş ipi kullanımının düzenli olarak yapılmasıdır. Ancak genetik, beslenme alışkanlıkları, dişlerin anatomik yapısı gibi özellikler düzenli diş temizliği yapılmasına rağmen dişlerin yinede çürümesine neden olabilmektedir. Pedodontistler çocuklara çocuğun ağız ve diş yapısına uygun “fissür örtücü” ve “yerel fluorid uygulamaları” gibi koruyucu uygulamaları yapmaları dişlerin direncini arttırarak çürükten korunmaya yardımcı olmaktadır.

 Yerel Fluorid uygulaması mı yaptırmalı fissur örtücü mü yaptırılmalı?

İki uygulamanında amacı koruyuculuktur. Uygulanan diş ve koruyuculuk tipi farklıdır. Fissur örtücü belirli dişlerin tek bir yüzeyine bir seferlik uygulanacak o bölgeden dişlerin çürümesini engellerken, yerel fluorid uygulaması tüm dişlerin yüzeyine sürülerek dişin yapısının belirli bir süre kuvvetlenmesini sağlamaktadır ve tekrarlanması gerekmektedir. Iki uygulamanında ayrı ayrı yapılması gerekmektedir.

cocuk dis saglıgı

diş hastanesi

 Yerel Fluorid uygulaması bir kere yapılması yeterli mi?

Fluorid uygulaması çocuğun çürük oluşum risk grubuna göre 3 veya 6 aylık periodlarda uygulanması gerekmektedir.

 Çocuklarda ne tip diş fırçası ve macunu kullanılmalıdır?

Çocuklarda dişlerin sürmesi ile birlikte çocuğun yaşına uygun küçük başlı diş fırçaları kullanılmalıdır. Tükürme refleksi 3 yaşa kadar gelişmediğinden bu yaşa kadar diş macunu kullanımı önerilmez. Ancak erken dönem çocukluk çürüğü gelişme riski gibi özel durumlarda pedodontistiniz bazı özel diş macunlarının kullanılmasını önerebilir. 3 yaş sonrasında çocuğun yaşına uygun floridli diş macunları tercih edilmelidir.

 Çocuklarda diş fırçalamaya ne zaman başlanmalıdır?

Çocuğunuzun dişlerinin ilk sürmeye başlaması ile  birlikte dişlerin fırçalanması gerekmektedir.

 Süt dişleri nasıl olsa değişecek, dolgu yapmaya gerek var mı?

Süt dişleri değişecek dişler olsalar da çocukların ileride düzgün bir ağız ve diş yapısına sahip olmaları için mutlaka tedavi edilmeleri ve değişme zamanına kadar sağlıklı bir şekilde ağızda kalması büyük önem taşır. Süt dişlerinin yemekleri çiğnemenin yanı sıra, alttaki sürekli dişlerin düzgün çıkmaları için rehber olma görevleri de bulunmaktadır. Süt dişleri tedavi edilmeyip zamanından önce kaybedildiğinde alttaki sürekli dişler rehberlerini kaybedeceğinden yanlış yerden sürme veya hiç sürememe gibi sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bu nedenle süt dişlerinin normal düşme zamanlarına kadar sağlıklı bir şekilde ağızda tutulmaları gerekir.

 Çocuklara röntgen çekilmesi zararlı mı?

Diş Hastanesi çocukların röntgeni çekilirken uygun dozun yaralanması ve kurşun önlük giydirilmesiyle oluşabilecek zarar minimum seviyeye düşünülmektedir. Kullandığımız cihazlar yoğun radyasyon yaymadığı için tedavi öncesi ve sırasında alınan röntgenler çocuğa bir zarar vermemektedir.

 Röntgen çekilmeden tedavi yapılamaz mı?

Röntgen çekilmeden tedaviye başlanması doğru değildir. Çürüğün durumu, altta sürecek olan dişin gelişim durumu, dişin köklerinin ve çevre dokuların durumu incelenmeden tedaviye başlamak doğru olmayacaktır. Tüm bu etkenler dişe yapılacak tedavi yöntemini belirlemektedir

 Hangi durumlarda röntgen çekilmesi gerekir?

Çürük varlığında çürüğün ne kadar ilerlemiş olduğunu belirlemek, sürekli dişin gelişim durumunun incelenmesi, çene ve köklerde var olan enfeksiyon veya oluşumların belirlenmesinde, tedavi yöntemine karar verilmesinde, ağız içi muayenede belirlenemeyen ara yüz çürüklerinin belirlenmesinde röntgen kullanılması gerekmektedir

 Ne sıklıkla röntgen çekilmelidir?

Diş hastanesinde 6 ay arayala gerektiğinde pancarımız röntgen çekilebilmektedir.

Süt dişleri tedavi edilirken yapılan iğne (lokal anestezi) altta gelişmekte olan sürekli dişleri etkiler mi?

Süt dişlerinin tedavisinde uygulanan lokal anestezinin alttaki sürekli dişe hiçbir zararı bulunmamaktadır. Tam tersine çürük olarak bırakılan süt dişlerinin neden olduğu enfeksiyonlar alttaki sürekli dişlerde kalıcı bozukluklara neden olabilmektedir.

 Anne sütü dişleri çürütür mü?

Evet çürütür. Anne sütünde var olan laktoz, diş yüzeyinde temizlenmeden kalması durumunda çürük yapıcı etki göstermektedir. Özellikle gece beslenmelerinde dişler çürük gelişimi açısından ciddi risk oluşturmaktadır. Bu yüzden anne sütü dahil olmak üzere her beslenmeden sonra mutlaka diş temizliği yapılmalıdır.

Çocuğumun süt dişi çekilmek zorunda kaldı. Bunun ileride bir zararı olur mu?

Erken çekilen süt dişlerinin yerine kalıcı dişler çıkması beklenen yaştan önce sürmezler. Bu sebeple oluşacak boşluğa çekilen dişin arkasındaki ve önündeki dişler hareket etmeye başlar. Daralan diş nüboşluğu sürekli dişin yanlış yerden sürmesine veya hiç sürememesine sebep olur. Böyle bir durumla karşılaşmamak için diş çekildikten en kısa süre sonra yer tutucu denilen apareylerin hazırlanması gerekmektedir.

Çocuğum dişlerini çok zor çıkarıyor, devamlı huzursuz, geceleri uyanıyor, yemek yemiyor. Bu dönemi daha kolay atlatmanın yolu var mıdır?

Diş çıkarma bazı bebekler için oldukça zor bir süreçtir. Diş çıkarma döneminde ağrı, iştahsızlık, kilo kaybı, uykusuzluk, ateş, tükürük akışında artma ve bazen ishal görülebilmektedir. Ancak burada unutulmaması gereken diş çıkarma nedeniyle ateş en fazla 37- 37,5 dereceye yükselir. Bu da nadirdir. Bu nedenle ateş yükselmelerinde ve diğer şikayetlerinde çocuk doktoru mutlaka bilgilendirilmelidir.

Ne yazık ki diş sürmelerini hızlandırıcı bir krem ya da ilaç bulunmamaktadır. Piyasada satılan ilaçların çoğu kullanıldığında o bölgenin bir süre rahatlamasını sağlar ancak sürmeye bir etkileri yoktur.

 


POST CORE NEDİR ?


 POST CORE NEDİR ?

Çok fazla harabiyet veya madde kaybı meydana gelmiş dişlere yapılan dolgular çoğu zaman başarısızlıkla sonuçlanabiliyor.

Bu nedenle böyle risk taşıyan dişlerde, mevcut veya tarafımızdan yapılan kanal tedavisinden destek alınarak uygulanan

Çivi, vida benzeri yapılara “post” denilmektedir. Post, dişin kökünden destek almamızı sağlar. Kök içerisindeki kanallara uygun

Boyutta planlanır ve uygulanır. Üzerine yapılan protez üst yapısına da “core(kor)” adı verilir. Bu yapının bütününe de “post-core

(post-kor)” adı verilmektedir.

 

post core

Post core

 ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

Post-core, döküm işlemi ile metal alaşımlardan laboratuarda üretilebildiği gibi hazır kök vidaları ve kompozit dolgu

Malzemeleri kullanılarak ağızda da uygulanabilir. Ağız içinde direkt uygulananları “prefabrike” olarak geçmektedir. Bunlar metal

post veya fiber post olarak önceden hazırlanmış materyallerdir. Özellikle fiber postlar ön bölgedeki dişlerde estetik kaygı

Olmaksızın rahatlıkla uygulanabilmektedir.

 

 POST-CORE ENDİKASYONLARI (YAPIMININ UYGUN OLDUĞU DURUMLAR)

1) Dişlerde geri dönüşümsüz hasarın olduğu durumlar

2) Çene kemiği ve diş eti tarafından yeterince desteklenmeyen, periodontal sorunlu dişler

3) Dolgu ile tamiri mümkün olmayan çürüklü ya da madde kayıplı dişler

4) Eğilmiş dişlerden destek alınarak yapılacak protezler.

 POST-CORE KONTRENDİKASYONLARI (YAPIMININ UYGUN OLMADIĞI DURUMLAR)

1) Kanal tedavisine izin vermeyen ince ve eğri köklü dişler

2) Kök kanallarının kalsifiye-tıkalı olup kanal tedavisinin yapılamadığı dişler

3) Dişlerin köklerinde kırık veya çatlak varsa

4) Diş etinin altında kalmış, restorasyona elverişsiz dişler

5) Dişin kökünü de içine alan aşırı çürük varlığı

6) Yetersiz ağız hijyeni.

AMAÇ

Diş hastanesi Post-core yapımındaki amaç ise özetle; mevcut diş yapısını koruyup ondan destek alarak fonksiyonel ve estetik bir

Yaklaşımla dişi restore etmek, bu restorasyonla dişin ağız içerisindeki ömrünü uzatmak, varlığını ve etkinliğini temin etmektir.


Diş hastanesi Dentopia Bahçeşehir şubemiz yakında hizmetinizde…


diş hastanesi

diş hastanesi

Bahçeşehir şubemiz yakında hizmetinizde.


Evinizde Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti


Evinizde Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti

Dentopia Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olarak, diş sağlığınızla ilgili tüm teşhis ve tedavi hizmetlerini teknik donanımımız ve sağlık ekibimiz ile birlikte evinizde almanızı mümkün hale getirdik.

 

evde diş sağlığı hizmeti

evde diş sağlığı hizmeti

  • Evde bakım hizmetimizden kimler faydalanabilir?

    - İleri yaş sebebiyle evlerinden çıkamayan,
    - Zihinsel ya da bedensel engeli bulunan,
    - Herhangi bir sebeple evde bakıma ihtiyacı olan,
    - Özel bakım ya da huzur evlerinde bulunan

 
tüm bireyler evde bakım hizmetimizden faydalanabilir.

 

  • Evde bakım hizmeti dahilinde hangi tedavi hizmetleri verilmektedir?

    - Ağız ve diş sağlığı muayenesi

- Röntgen
- Dolgu tedavileri
- Çekimler
- Protez tedavileri
- Kanal tedavisi


Horlama Protezi (Aparey)


Horlama Protezi (Aparey)horlama protezi

Horlama ve uyku apnesi (Tıkanma) nedir?

 

Horlama; halk arasında uyku sırasında bireyin çıkarttığı gürültülü ses olarak tanımlanır. Tıp literatüründeki tanımlamaya göre özellikle kilo problemi olan erişkinlerde, yumuşak damak ve küçük dil normalden daha fazla büyüyerek sarkar. Gerginliklerini kaybeden bu dokuların soluk yolunu daraltması sonucunda ciğerlere giden hava bu dokuları titreştirir ve ortaya horlama sesi çıkar.

 

Gerginliklerini kaybeden dokuların tamamen yığılarak nefes yolunu tıkamasına Uyku Apnesi (Tıkanma) denir.

 

Horlama ve uyku apnesinin kişi üzerindeki etkileri nelerdir?

 

Rahat nefes alamamaya bağlı olarak sabahları zor uyanma, baş ağrısı ve mide bulanması, gün içinde sürekli uyku hali, özelikle öğle – akşam yemeği sonrası uyuyakalma, konsantrasyon bozukluğu ve sürekli yorgun ve isteksiz bir ruh hali en tipik belirtilerdir.

 

Ayrıca hastalığın ileriki evrelerinde kandaki oksijen seviyesinin normalin oldukça altına düşmesi ile hipertansiyon ve kalp büyümesine neden olur.

 

Ciddi uyku apnesi olan kişilerde kalp krizi riski veya felç durumları olabilir.

 

Horlama ve uyku apnesi kimlerde olur?

 

- Daha çok kilolu erişkinlerde

 

- Çok sık alkol ve sigara kullanlarda

 

- Yoğun stres altındaki kişilerde

 

- Sakinleştirici veya kas gevşetici kullananlarda

 

- Genetik olarak

 

horlama protezi (aparey)

Horlama tedavisi nasıldır?

 

Horlama tedavisi için günümüzde modern tıpta üç tedavi yöntemi bulunur:

 

Bunlar Kulak Burun Boğaz Uzmanlarının yaptığı yumuşak damağa ve dile yapılan cerrahi uygulamalar, CPAP maskesi ve horlama protezleridir.

 

Cerrahi uygulamalar her hastaya yapılamaz ayrıca uygulandıktan bir süre sonra nüks etme riski vardır. CPAP maskesi ise geceleri kullanılır ve sürekli hava üfleyerek tıkanmayı engeller. Fakat cihazın kullanımı zordur (sırt üstü yatma zorunluluğu, aletin ses çıkarması, burun kuruluğu yapması vb) ve pahalı bir uygulamadır.

 

Horlama protezi nasıl tedavi eder?

 

Geceleri uykuda kullanılan ve dişler üzerine oturan horlama protezi alt çeneye ileri ve aşağı konum vererek sarkmış olan dokuları tekrar eski gerginliklerine kavuşturarak soluk yolunu açar ve horlama ve uyku apnesini engeller. Hastalık ne kadar erken evrede yakalanırsa tedavi süresi o kadar kısalır.

 

Avantajları nelerdir?

 

- Kullanımı kolay ve konforludur.

 

- Kullanılmaya başladığı andan itibaren horlama ve uyku apnesini azaltır (çoğu zaman ilk gece horlama ve uyku apnesini keser). Ana etkiler ise 3-4 hafta içinde gözlenir.

 

- Küçük bir protez kabına sığar ve her yere rahatlıkla taşınabilir.

 

- Hiçbir cerrahi müdahale gerektirmez.

 

- Diğer tedavi yöntemlerine göre ucuzdur.

 

- Birçok bilimsel çalışmada tedavi edici etkisi olduğundan bahsedilir.

 

Burun aparatları ne kadar etkilidir?

 

Horlama ve uyku apnesi, yutak bölgesindeki küçük dil, yumuşak damak ve dilin sarkarak hava yolunu daraltması sonucu oluşur. Yutak bölgesindeki hava yolunun açılması gerekir. Bundan dolayı burna takılan aparatların hiçbiri bu işlemi yapamayacağı için ne uyku apnesini ne de horlamayı kesmez. Bu tür ürünlere itibar etmeyin.

 

Horlamanın tedavi edilmesi neden önemlidir?

 

Günlük yaşam kalitenizin yükselmesi, sağlıklı ve rahat bir uyku uyumanızın yanında bazı hastalıklara yakalanma riskinizin azalması için horlama tedavisi önemlidir.

 

Uyku apnesi ilerlerse riskleri nelerdir? İnsan uykuda tıkanınca uyanabilir mi?

 

Vücuda oksijen alımının azalmasıyla kalp hastalıklarına ve akciğer hastalıklarına yakalanma riski artmaktadır, apnenin ilerleyen safhalarında uyanamama ve uykuda ölüm riski görülür.

 

Horlama her zaman uyku apnesine sebep olur mu?

 

Her zaman sebep olmaz. Horlama bazen tek başına bir hastalık, bazen de uyku apnesinin bir belirtisidir.

 

Horlama neden erkeklerde daha fazla görülür?

 

Horlama ve uyku apnesi, erkeklerde kadınlardan yaklaşık iki kat daha yaygındır. Bunun sebebi erkeklerde yağ birikiminin vücudun üst kısmında, özellikle de boyun bölgesinde, kadınlarda ise çoğunlukla vücudun alt kısmında olmasıdır.

 

Protezin yan etkisi var mı?

 

Hayır protezin yan etkisi yoktur.

 

Protez ne zaman takılmalı? nasıl kullanılmalı?

 

Sadece geceleri yatarken takılır, 6 saatlik kullanım yeterlidir.

 

Uyku sırasında rahatsız etme, boğaza kaçma, ağrı yapar mı?

 

Hayır yapmaz, dişlere oturduğu için ağızda sabit kalır.

 

Protez büyüklüğü nedİr? Boğazı zorlar mı?

 

Büyüklük dişlerinize oturmasını sağlayacak kadardır. Boğaza uzanan bir bölgesi yoktur, rahatsız etmez.

 

Tedavi ne kadar sürüyor? Protez ömür boyu mu takılıyor mu?

 

Hastalığın şiddeti ve hastanın durumuna göre tedavi süreci 4-12 ay arasındadır. Protez sadece tedavi süresince kullanılır.

 

Başkasının protezini takabilir miyim?

 

Protezler kişinin ağız yapısına özel üretildiği için başkasının protezini takamazsınız.

 

Protezi takıp çıkarmak zor mu? Kullanımı rahat mıdır?

 

Protezi takıp çıkartmak sizi hiç zorlamayacaktır. kullanım açısından gayet rahattır.

 

Protezin ağız kuruluğu gibi yan etkileri var mı?

 

Hayır yoktur. Aksine oksijen alımınız artacağı için daha rahat ve sağlıklı bir uyku uyursunuz.

 

Protez kaç günde hazırlanır?

 

1 günde hazırlanır, şehir dışından gelen hastalar için gün içinde verilmektedir.

 

Tam dişsizlik ya da başka bİr ağız protezi kullanimi durumunda, horlama protezi kullanılabilir mi?

 

Horlama protezi kişiye özel uygunlukta yapıldığı için diğer ağız protezleri ve dişsizlik durumunda kullanılabilir.

 

Horlama protezini herkes kullanabilir mi?

 

Yapılacak muayneye göre çene yapısı uygun olan herkes horlama protezini kullanabilir.

 

Protezi nasıl saklayıp taşıyabilirim?

 

Özel protez kutularına koyup, istediğiniz gibi muhafaza edebilirsinz. İstediğiniz gibi taşıyabilirsiniz.

 

Protezin etkisi ne zaman görülmeye başlanır?

 

İlk geceden itibaren 3-4 haftalarda artarak etkisi gösterir.

 

Horlama erken boşalmaya neden oluyor mu?

 

Horlama ve uyku apnesi kişide oksijenin normalden daha az olmasına neden olur. Vücudumuzu çalıştıran oksijen olduğu için kişide erken boşalma ve cinsel isteksizliğe neden olabilir.

 

Horlama dinlenmeyi önlüyor mu?

 

Gece uykuda alınan yetersiz oksijenden dolayı kalp normalden daha hızlı çalışır ve kişinin yorgun uyanmasına neden olur.

 

Horlama aslında uyku apnesi olabilir mi?

 

Horlama ve uyku apnesi birbirine bağlı hastalıktır. Uyku apnesinin başlangıç evresi horlamadır. Bundan dolayı hastalık ne kadar erken zamanda tedavi edilirse, tedavi süresi o kadar kısalmaktadır.

 

Horlama kalp krizini tetikliyor mu?

 

Oksijen azlığı kalbe daha fazla yük binmesine neden olduğu için kalp krizi riskini artırır.

 

Horlama yaşam kalitesini etkiler mi?

 

Horlayan kişi gerek çevresine gerek ise de kendisine zarar verdiği için hayat kalitesini düşürür.

 

Horlama protezi çenem de bozukluğa yol açar mı, çenem hep önde kalır mı?

 

Horlama protezi çenenizde herhangi bir bozukluğa veya dezenformasyona neden olmaz, protezi çıkardıktan sonra eski görümünüzde olursunuz.

 

Horlama protezi her yaştaki insana yapılabilir mi?

 

Horlama protezi yapılabilmesi için kişinin kemiksel büyümesini tamamlanması gerekir. Yani bayanlarda 17 yaşından sonra erkeklerde ise 18 yaşından sonra uygulanır.

 

 


Dentopia Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olarak 7 farklı dil seçeneğimizle hizmet veriyoruz.


Dentopia Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olarak 7 farklı dil seçeneğimizle hizmet veriyoruz.Dentopia Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olarak 7 farklı dil seçeneğimizle hizmet veriyoruz.